- Hoşgeldiniz

TLOS ANTİK KENTİ

TLOS ANTİK KENTİ sitemize 02 Aralık 2019 tarihinde eklenmiş ve 103 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

Tlos, M.Ö.2000 yıllarına uzanan bir tarihe sahiptir. Fakat günümüzde görebildiğimiz kalıntılar M.Ö 500 yıllarına aittir. Akdağlar sırasının karlı tepelerinden beslenen kaynak suları ile sulanan Eşen ovasına bakan bir yamaç tepe üzerindedir.

Yaka köy sınırları içersinde yer alan Tlos Seydikemer’in görülmesi gereken tarihi değerlerimizin ilk sıralarında gelmektedir. Tlos Antik Kenti oldukça geniş bir alana yayılmıştır fakat yoğunluk Akropol etrafında yoğunlaşmıştır. Seydikemer şehir merkezine 15 km mesafede, Denizden 500 metre yükseklikte oldukça gösterişli ve tüm ovaya hâkim oldukça etkileyici bir kale yer almaktadır. Kalenin bazı kesimlerine inşa edilen surların bir kısmı hala ayakta.

Antik kalıntılar üzerinde Akropolun en yüksek noktasında bulunan bir yapı, 19 yy. da o bölgenin yöneticiliğini yapmış bir Osmanlı Derebeyinin, Kanlı Ali Ağanın konağıdır. Antik şehrin tepesinde sırıtmaktadır.

Maalesef yakın tarihlerde bir asfalt yol köyün ortasından geçirilmiş ve Tlos yerleşimi 2 parçaya bölünmüştür. Sit alanı olmasına rağmen daha geniş arkeolojik araştırmalar şimdilik yapılamamaktadır.

Tlos antik kenti geçmişten bu yana birçok farklı kültürü bünyesinde barındırmıştır.  Örneğin Hititler döneminden Dlawa olarak bilinen Tlos, Likya federasyonu döneminde spor merkezi olarak kullanılırdı.

Tlos geziniz sırasında burada yer alan koşu alanları, arena gibi spor alanlarını görebilir, kent içerinde yer alan kiliseleri görebilirsiniz. Antik kent içersinde yer alan antik tiyatronun bazı bölümleri günümüzde kadar dayanamasa da büyük bir kısmı hala ayakta ve görenleri hayrete düşürecek kadar da görkemlidir.

Tlos antik kenti çevresinde bazı bölümlerin tarım arazisi olarak kullanılması, devletin sağlıklı bir şekilde korumaması burasının zarar görmesine neden olsa da; hala görülmesi gereken tarihi gezi rotaları arasındadır.

Korint Kralının oğlu Bellerephontes bir av partisi sırasında kardeşini öldürür. Utancından şehri terkeder ve Trinis şehrinin kralı Proitos’a sığınır. Fakat Trinis Kraliçesi Anteia yakışıklı Bellerephontes’e aşık olur. Bellerephontes karşılık vermez. Bunun üzerine Kraliçe Anteia Bellerephontes’i kendisine sarkıntılık etti diye kocası Kral Proitos’a şikayet eder. Proitos bir ölüm fermanı hazırlar, fakat misafirini öldüremediğinden fermanı kapalı bir zarf içinde Bellerephontes’e vererek bu mektubu Tlos kentinin Kralı ve kayınpederi Oibates’e götürmesini ister.

Oibates mektubu okuyunca Bellerephontes’i öldürmeden önce ona bir şans vermek ister. Ondan Olimpos dağı yakınlarında yaşayan, yılan şekilli fakat ağzından alevler çıkaran Chimeira canavarını öldürmesini ister.

Bellerephontes, tanrıça Athena’nın ona hediye ettiği uçan atı Pegasus’a binerek Chimeira’yı öldürmeye gider. Ucunda kurşun olan mızrağını Chimeira’nın ağzına fırlatarak, eriyen kurşun topuzun Chimeira’nın boğazını tıkamasıyla canavarı öldürmeyi başarır.

Tlos Kralı Oibates Bellerephontes’e hayran kalır, kızı Anteia’nın kötü davranışını Bellerephontes’ten öğrenince onu af eder ve ölümünden sonra Tlos’a kral olmasını ister. Bellerephontes kibirlenmeye başlar, artık kral olacağını konuşmaya, kendisini neredeyse bir tanrı gibi görmeye başlar. Büyük Zeus Bellerephontes’in davranışlarından rahatsız olur. Ona bir ders vermek ister. Bellerephontes, uçan atı Pegasus üzerinde Tlos kentinin akropolunde kibirli bir şekilde dolaşıken, Zeus bir at sineğini ona gönderir. At sineğinden ürken Pegasus üzerindeki Bellerephontes’i sırtından atar. Bellerephontes Tlos Akropolunun kayalarından aşağıya yuvarlanarak ölür. Fakat Tlos halkı onu çok sevmiştir. Onun anısına büyük bir kaya mezarı yaptırılır.Kaya mezarının üst bölümünde yılan kuyruklu, at başlı bir yaratığın üzerinde Bellerephontes ‘in figürü bulunmaktadır. Bu albümün son 3 fotoğrafı Bellerephontes Kaya Mezarına aittir.

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

*

İlgili Terimler :